25 Eylul 2002
TuSiAD YiK Baskani Muharrem Kayhan, partilere cagrisinda, “Populizmi bayrak yapmayiniz. Olmayacak dualara amin demeye milleti zorlamayiniz” dedi. Sakip Sabanci, secimi ertelemenin istikrarsizlik getirecegini soylerken Rahmi Koc da, baraj duserse 3 yerine 6 partili koalisyon olacagi uyarisinda bulundu.
Koc: Baraji dusurmeyin Koc Holding Yonetim Kurulu Baskani Rahmi Koc, secim barajinin asagi dusurulmesi halinde 3 parti yerine 6 partili koalisyonun olabilecegini soyledi. Turk Sanayicileri ve isadamlari Dernegi (TuSiAD) Yuksek istisare Konseyinin (YiK) Rahmi M. Koc Muzesinde gerceklestirilen yilin ikinci olagan toplantisi oncesi basin mensuplarinin secim erteleme calismalarina iliskin sorularini yanitlayan Rahmi Koc, Meclisin bu konuda karar verdigini animsatarak, Onlarin, yuce Meclisin verdigi karar hepimizin ustundedir. Ne karar vereceklerse ona boyun egmekten baska, ne sizin ne benim ne de baskalarinin caresi yoktur diye konustu. Rahmi Koc, devamla sunlari kaydetti: Meclisin, kanunun, sistemin, hukukun bir duzeni vardir. O duzenicerisinde oyle de olur boyle de olur. Secim erteleme calismalari suruyor. Bunu nasil degerlendireyim? Koc, siyasi ahlak acisindan erteleme calismalarini nasil baktigi yonundeki bir soru uzerine de, Bana haksiz sual sormayin dedi. KARARSiZLiK ETKiLiYOR Piyasalari nasil etkiledigi yonundeki bir soru uzerine ise Koc, kararsizligin sadece bugune ozgu olmadigini belirterek, bundan evvel de kararsizlarin piyasayi etkiledigini ifade etti. Rahmi Koc, Bunlarda etkileyecektir. Piyasalar bunlara alisacak. Dunyada olan seyler bunlar. ic, dis hareketler piyasalari etkileyecek, altin fiyatlarini etkileyecek, borsa bir taraftan yukari cikacak, bir taraftan asagi indirilecek diye konustu. is yapma acisindan sizi nasil etkiliyor? sorusuna da Koc, Tabii etkiliyor. Etkilemez olur mu? Herkesi etkiliyor. Yalniz beni degil karsiligini verdi. Barajin asagi dusmesi halinde 3 parti yerine 6 parti koalisyonu olabilecegini belirten Koc, bunun ne getirecegi yonundeki bir soru uzerine de, Kimler olacaksa ona gore konusmak lazim. Bilmeden, tanimadan, programlarini okumadan fikir yurutmek dogru degil dedi. Rahmi Koc, koalisyon olmayacak sekilde secim kanunu ve partiler yasasini degistirmek gerektigini, bunun yapilamadigini soyledi. Rahmi Koc, bir basin mensubunun Yani cift turlu secim, ya da baskanlik sistemi mi? sorusuna da, Hayir karsiligini verdi. Muharrem Kayhan, Turk Sanayicileri ve isadamlari Dernegi Yuksek istisare Konseyinin (YiK) Rahmi M. Koc Muzesinde gerceklestirilen yilin ikinci olagan toplantisinin acilisinda yaptigi konusmada, Turkiyenin inisli cikisli ekonomik ve siyasi hayatinin, bircok konsey toplantisinin kritik donemlere rast gelmesine neden oldugunu kaydetti. icinde bulunulan donemin kendileri icin kritik olmasinin, yalnizcabir ay kadar sonra bir erken genel secim yasayacak olmamizdan kaynaklanmadigini ifade eden Kayhan, Secimler demokrasinin vazgecilmez ve yenileyici unsurlaridir. Her secimin ulkeye yeni bir heyecan ve ivme getirmesi gerekir. Ne yazik ki biz, gecmis donemlerdengelen tecrubenin isiginda, boyle bir donemden gecerken geregince rahatolamiyoruz. Etrafimiza bakiyor, dunyada olan biteni kavramaya calisiyor, gelismelere ne olcude hazir oldugumuzu irdeliyoruz dedi. icinde yasanilan donemin kritik olmasinin, ic kosullar kadar, dis kosullardan da kaynaklandigini vurgulayan Kayhan, Zorlu bir dunya konjonkturunden gecerken, pekcok noktada zayiflikla malul bir halde oldugumuzu saptiyoruz. Sonda soyleyecegimizi basta soyleyelim: oyle bir donemden geciyoruz ki, Turkiyenin bu donemin sikintilarini atlatabilmesi ve gelismis ulkeler arasinda hedefledigi yere ulasabilmesi ancak guclu ve gelismis bir ekonomiye, cagdas bir demokrasiye, verimli, etkin bir devlete ve aktif bir dis politikaya sahip olmakla mumkun olabilir diye konustu. PARTiLERE cAgRi icinde yasanilan ulusal ve uluslararasi ortamin, ulkenin temel sorunlari konusunda bazi ana cizgileri ne olursa olsun muhafaza etmek gerektigini ortaya koydugunu vurgulayan Kayhan, soyle konustu: Bu yuzden burada siyasi partilerimize bir cagri yapma geregini duyuyoruz. Propaganda soyleminizi belirlerken belirli bir uzlasma zemininde bugune kadar tasinabilmis bazi temel yaklasimlari, ulke sorunlarinin cozumlerinde ortaya cikmaya baslamis ana cizgileri ortadan kaldiracak bir tutum benimsemeyiniz. Gelismis ekonominin, cagdas demokrasinin, etkin devletin ve aktif dis politikanin gereklerini ulusal cizgiler olarak kabul ederek, farkliliklarinizi bunlarin otesine tasiyiniz. Populizmi bayrak yapmayiniz. Olmayacak dualara amin demeye milleti zorlamayiniz. Temel sorunlari ve bunlarin az cok herkes tarafindan uygulanmasi gereken cozumlerini carpittiginiz, bu konulari secim propagandasi ugruna istismar ettiginiz takdirde, Turkiyenin sikintilarini asilamayacak olcude buyutursunuz ve tarih sizi asla affetmez. Sabanci: Secim ertelenmesin Sabanci Holding Yonetim Kurulu Baskani Sakip Sabanci, parlamentonun secim karari verdigini hatirlatarak, simdi zikzak tekrar getirilirse yine istikrarsizlik olur dedi. Sakip Sabanci, TuSiD YiK toplantisi oncesinde basin mensuplarinin secime iliskin sorularini yanitladi. Secim erteleme calismalarinin piyasalara olan etkisine iliskin bir soru uzerine Sabanci, hep beraber karar verdiklerini belirterek, Bizim derdimiz, istikrar yok dedi. istikrarsiz ortam devam ederken guven kaybinin oldugunu, gelen yabanci sermayenin gittigini, Turk mutesebbisinin yatirim yapmadigini ve issizligin arttigini anlatan Sabanci, sunlari kaydetti: Bir an evvel istikrarli ortam araniyordu. Guven gelsin isteniyordu. Herkes, konustu. Enine boyuna karar verdi. Secim karari veren parlamento. simdi zikzak tekrar getirilirse yine istikrarsizlik olur. Faizler de anormal. Borsada anormal. Zaten normal degildi ki…Borsalari, baska borsalarla karsilastirirsan, faizleri baska ulkelerin faizleri ile karsilastirirsan inanilmaz derecede pahaliydi, inanilmazdi. Bu faizle yatirim olur mu? BUNDAN FARKLi NE OLUR? Sabanci, dertlerinin ic para, dis para ve faiz yuksekligi oldugunudile getirerek, Farzet uzattik. Farzet yeni bir tarih konuldu ve secim oldu. Ne bekliyorsun, bundan farkli ne olur? Burada, kisisel hesaplar ulke hesaplarinin onune gelemiyor dedi. Turkiyede fazla parti bulunduguna dikkati ceken Sabanci, asil enflasyonun burada yasandigini belirterek, Baraji asagi indirelim, daha dagilalim…Birlesme, toplanma, el ele vermeyi denize atalim. Daha dagilalim. Ne de guzel oluyor! diye konustu. Dar gelirlerinin hakkinin yendigini dile getiren Sabanci, sunlari kaydetti: Daima soyluyorum, benim bir ogretmenim var, kac liraya calisiyor. Bir polisim var, kac liraya calisiyor. Evine nasil mutlulukgoturecek? ogretmen gelip nasil moralli olacak ki, gelip cocuklarimizasahip olsun. Konusmasinda Kibris konusuna da deginen Muharrem Kayhan, Kibris konusunda kum saati bosalmak uzere dedi. Muharrem Kayhan, iki hafta onceki yildonumunde butun dunyaya kendini bir kez daha hatirlatan 11 Eylul felaketinin, cevremizdeki cografyayi yakindan ilgilendiren sonuclarinin her gecen gun yasandigini belirterek, soyle konustu: Afganistan, Asyanin batisindaki tum dengeleri etkileyecek bir savas gecirdi. Benzeri bir savas hemen sinirimizda, irak topraklarindabasladi baslayacak. Filistindeki catismalarla birlikte Ortadoguda dengelerin iyice degismesi beklenmeli. Hazar Denizinde kopan firtinalar, Kafkaslardaki gerginlik, Turkiyeyi yakindan ilgilendiriyor. cok daha yakin bir tehdit kapimizda bekliyor: Kibris konusunda kum saati bosalmak uzere. Ekonomi cephesine bakildiginda ise, dunya ekonomisindeki durgunlugun yakin zamanda asilmasini beklememek gerektigini belirten Kayhan, iraka muhtemel bir mudahalenin ortaya cikaracagi petrol fiyatlarindaki artisin depresif etkilerini hesaba katmak gerektigini kaydetti. AYAgiNi SAgLAM BASMALi Manevra alanlarini cok daraltan boyle bir konjonkturde Turkiyenin ayagini yere saglam basmasi gerektigi acik ifadesini kullanan Muharrem Kayhan, Tum partilerin, secim propagandalarini yuksek sorumluluk bilinci icinde gerceklestirmeleri ve siyasetin zatendusuk seyreden itibarini daha da dusurmemek icin, gerceklesmesi imkansiz vaatlerle ortaya cikmamalari gerekiyor dedi. Tum partilerin, gelismis ekonomi, cagdas demokrasi, etkin yonetim ve aktif dis politika konularinda asgari musterekleri benimseyip, farkliliklarini bu konularin otesine tasimalarinin bir zorunluluk olarak ortaya ciktigini belirten Muharrem Kayhan, ozetle soyle konustu: Turkiyenin istikrarli ve surdurulebilir bir buyume surecine girmesi iki onemli faktorun gerceklesmesine baglidir: iMF programinin basariyla uygulanmasina devam edilmesi ve AB uyeligi yolunda mesafe almamizi saglayacak adimlarin, hicbir engellemeyle karsilasmadan atilabilmesi. Turkiye, 11 Eylul sonrasinin kosullari icinde, cagdas demokrasiyi tum unsurlariyla benimsemis, Musluman ve laik bir ulke olarak Bati dunyasi icindeki yerini percinlemek zorundadir. Batidan kopma hayallerine hic yer olmadigini, her turlu alternatif arayisinin bir macera olacagini herkes gormelidir. Ya bizimle birliktesiniz ya da bize karsi doktrininin egemen oldugu bir dunyada, cagdas demokrasininkampinda yer almak Turkiyenin tek secenegidir. Bunu engelleme yonundeki her caba da cocuklarimizin gelecegine ipotek koymaktan baskabir sey olmayacaktir. Turk halkinin ihtiyac duydugu cagdas demokrasi yonunde atilan adimlar zaman zaman kesintiye ugrayabiliyor, hukuktaki degisimin yavasligi onemli bir engelleyici faktor olarak onumuze dikilebiliyor. Bu cercevede, secim arefesinde gundeme gelen yasaklamalarin da, hukuka uygunlugu acisindan degil, cagdas demokrasiyle bagdasirligi acisindan tartisilmasi gerekiyor. Bugun gecerli olan hukuk, bu ve daha pekcok konuda cagdas demokrasi anlayisimizin gerisinde kalmistir ve degismesi zorunludur. Bir yandan Turkiyenin kuresel ekonomiye saglikli bicimde entegre olmasi, bir AB uye adayi olarak temel yukumluluklerini yerine getirebilmesi, ote yandan devletin bireye etkin ve verimli bir hizmet goturebilmesi ve piyasada duzenleyici gorevini yerine getirebilmesi icin, koklu bir kamu yonetimi reformunun gerceklesmesine siddetle ihtiyac vardir. Yeni yuzyila gecerken, bir yandan gelisen teknolojinin de yardimiyla daha etkin ama finansal acidan daha az maliyetle yurttaslara hizmet goturen, diger yandan piyasa ihtiyaclari cercevesinde ekonomiye olabildigince az mudahale eden, duzenleyici ve denetleyici fonksiyonlari agirlik kazanan bir devlet anlayisi one ciktigini belirten Kayhan, sunlari soyledi: Bireylerin degisen ve cesitlenen ihtiyaclarina cevap vermek, Turkiyenin AB entegrasyonu ve demokratiklesme surecini yayginlastirmak ve derinlestirmek, secim sonrasi olusacak yeni hukumetin oncelikle ele almasi gereken konulardir. ote yandan guclu veetkin bir yonetimin, adeta bir ates cemberi icindeki Turkiyenin, mevcut ve muhtemel tehditleri karsilayabilmesi, bunun yani sira onune cikan firsatlardan yararlanabilmesi acisindan buyuk onemi oldugu da akildan cikarilmamalidir dedi. AKTiF Dis POLiTiKA EKMEK iLisKiSi ulkelerin kendi iclerine kapanarak varliklarini surdurebilecekleri donemlerin artik cok geride kaldigini belirten Kayhan, su gorusleri dile getirdi: Dis dunyadaki gelismelerin gundelik hayatimiza etkileri her gecen gun artiyor. Burada sadece dunya ekonomisinin, uluslararasi piyasalarin etkisinden soz etmiyoruz. cevremizdeki politik gelismeler de gundelik kazancimiza, huzurumuza yansiyacak etkiler uretebiliyor. Tipki ikiz kulelere yapilan saldirinin Guneydoguda yasayan insanimizin yoksullugu kirma mucadelesini olumsuz etkilemesi gibi, Kibrista ortaya cikabilecek bir cozumsuzluk de Turkiye sathinda issizlikle mucadele cabalarini olumsuz etkileme gucune sahiptir. AB iliskilerimizin ne kadar kapsamli bir etkiye sahip olduguna hic deginmiyorum bile… Boyle bir ortamda, aktif bir dis politikayla, cevremizdeki olaylarin gelisimine etki etmeye calismak aslinda gunluk ekmegimizi vehuzurumuzu temin etmeye calismanin bir baska bicimidir. Mesele boyle ortaya konuldugunda da, hukumetlerin cok sikca basvurdugu bunlar hassas islerdir, siz karismayin yaklasiminin ne kadar anlamsiz oldugu ortaya cikmaktadir. Kibrista, guclu bir muzakereyi dislamayan ancak esnek bir politikayla cozum arayisi icinde olmak, iste bu nedenle hepimizi yakindan ilgilendirmektedir. irak konusunun, Turkiyenin ekonomik ve sosyal olarak en sorunlu bolgemizin gelecegini etkileyecek olmasi bizleri de bu konuda dusunmeye sevketmektedir. AB konusu bir toplumun topyekun gelecegini sekillendirmesi ile ilgilidir ve bu nedenle sadecedis politika uzmanlarini degil sokaktaki vatandasi da ilgilendirmektedir.