Gazeteciyi kiralik katil saninca yakayi ele verdi

25 Eylul 2002
Gazeteciyi kiralik katil saninca yakayi ele verdi

ingilterede, kocasinin bir milyon sterlinlik mirasina konmak icin kiralik katil tutan kadin, kiraladigi kisi gazete muhabiri olunca tutuklandi.
ingilterede, Shelley Molyneux adli kadin, bir milyon sterlinlik mirasina konmak amaciyla, esini oldurmesi icin 20 bin sterlin ve masraflar karsiliginda kiralik katil tuttu. Ancak kiralik katil sandigi kisi, Sunday People gazetesinin muhabiri Roger insalldi. insallin polisi haberdar edip hikayeyi gazetesinde yayinlamasi uzerine Molyneux tutuklandi. Mahkeme tarafindan suclu bulunan Molyneuxla ilgili karar 18 Ekimde aciklanacak. ‘‘Onun ebediyen yok olmasini istiyorum.’’ Bu sozler dort cocuk annesi 43 yasindaki Shelley Molyneuxye ait. Yok olmasini istedigi kisi ise 21 yillik esi Scoot.com sirketinin patronu, ‘‘internet Krali’’ milyoner Jon Molyneux. Shelleynin, bir milyon sterlinlik mirasina konmak amaciyla, esini oldurmesi icin 20 bin sterlin para ve masraflar karsiliginda tuttugu kiralik katil ise Sunday People gazetesi muhabiri Roger insalldi. oZEL DEDEKTiF GAZETEYi ARiYOR Kara mizah filmlerini aratmayan olay, Shelleynin, bosanma davasi acan Jondan hem intikam almak hem de mirasinin uzerine oturmak istemesi uzerine gelisti. Shelley, kendisine cok cektirdigini soyledigi kocasindan olesiye nefret ediyordu. Onun olmesini her seyden cok istiyordu. Bu isin bir an once cozumlenmesi icin care ariyordu ve bulmakta da gecikmedi. Shelley, Gavin Burrows adinda bir ozel dedektifle tanisti. Ona kocasini sikayet ettikten sonra agzindan baklayi cikardi: ‘‘Onun olmesini istiyorum.’’ Burrows, Shelleye, kiralik bir katil tanidigini, ucretini verdigi takdirde bu isi onun halledebilecegini soyledi. Shelley de bu oneriyi kabul etti. Oysa Burrows, kiralik katili degil, Sunday People gazetesini aradi. Konu, gazete icin kacirilmayacak kadar guzeldi. Gazete yonetimi, hemen tetikci rolunu oynayabilecek bir muhabir saptadi. Bu kisi, tecrubeli gazeteci Roger insalldi. insall, Shelley ile temasa gecti. Kendisinden yapacagi is karsiligi masraflar haric 20 bin sterlin istedi. Shelley dusunmeden kabul etti. Sonunda Shelley, Londradaki luks evinde tetikci rolundeki gazeteci insall ile bir araya gelip, cinayet planinin ayrintilarini gorustu ve bunlari teybe kaydetti. KARAR YAKiNDA AciKLANACAK Tetikciyle anlasma yapan Shelley, gectigimiz subat ayinda sevinc icinde yeni tanistigi sevgilisiyle kayak yapmak icin 10 gunlugune Kanadaya uctu. Shelley tatildeyken, olayi polise haber veren insallin kaleme aldigi hikaye, gazetesinde yayinlandi. ingiltereye dondugunde Shelleyi Gatwick Havaalaninda polisler bekliyordu. Tutuklanan Shelley, simdi mahkemede hesap veriyor. Kocasini oldurmeye tesebbusten suclu bulunan Shelley ile ilgili karar onumuzdeki ayin 18inde aciklanacak.

Turkiyede turbani sorun olmaktan cikaracagim

25 Eylul 2002
Turkiyede turbani sorun olmaktan cikaracagim
saban SEViNc

CHP Lideri Deniz Baykal, hukumete girdikleri takdirde, kendisinin ve bakanlarinin mallarini, paralarini ve hisselerinin yonetimini kayyuma devredeceklerini acikladi.
CHP Genel Baskani Deniz Baykal, dun Hurriyet yonetici ve yazarlarinin sorularini yanitladi. Baykal, siyasi sorunlar, dis politika ve parti ici gelismelere kadar her konudaki fikirlerini acikca anlatti. colasan: Turban konusundaki tutumunuz nedir? Bu yasak surmeli mi, kalkmali mi? Turkiyede asil sorun turban sorunu degildir. Sorun Anayasanin temel ilkeleri uzerinde yaygin bir mutabakatin hala saglanamamis olmasindadir. Bu temel sorunun yansimasi bazen turban seklinde, bazen siyasi partilerin kapatilmasi olarak, bazen de milletvekili adayliginin engellenmesi seklinde oluyor. ABD, ingiltere, Fransa, Almanya gibi gelismis ulkelerde devletin temel nitelikleri konusunda bu kadar yaygin bir tartisma yasanmiyor. oyle olunca da buyuk sorunlar yasanmiyor. Turkiyede gercek istikrar hangi hukumet ya da basbakanin ne kadar gorev yaptigiyla degil, bu temel mutabakatin saglanmasiyla kurulur. Bu mutabakat saglandiginda hukumetler gelir gider, sorun olmaz. Fransada hala monarsist bir parti var, yuzde 1 oy aliyor ve kimse de bir endise duymuyor. Ama yuzde 25 oy alsa kiyamet kopar Fransada ve parti belki de kapatilir. ulkenin ana siyasi partileri, ulkenin temel nitelikleri uzerinde mutabakat icinde olmalidir. ORTAK MUTABAKAT SAgLANMALi colasan: Ama Turkiyede onemli bir kesim, bazi partiler bu mutabakatin disindalar… Zaten boyle olmadigi icin 2 parti Anayasa Mahkemesi tarafindan hukuka uygun sekilde kapatildi. Avrupa insan Haklari Mahkemesi de bu kararlari onayladi. Demek ki, Turkiyede siyasetle hukuk catismis. Temel mutabakat saglanirsa, her acidan rahatlariz. Biz buna katki yapiyoruz. Umarim baskalari da kendi bakis acilarindan ayni katkiyi yaparlar. O zaman sorun cozulur. Ben buna katki yapmak icin turbanlilardan da oy istiyorum diyorum. Benim bunu soylemem, ‘Kimseyi dusman gormuyorum, herkesi esit sayiyorum’ demektir. TuRBANi KONUsMADAN coZMELiYiZ colasan: Siz iktidar olunca turbanlilar universitelere girebilecek mi? Biz boyle yaklasmiyoruz olaya. Bu konuyu gundemde tutmamak gerekir. O kesimin siyasetciler bu konuda konusmamaya, tirmandirmamaya ozen gosteriyor. Sizler de bunu gundemde tutmayin. Bunu sorun olmaktan cikarmak gerekir, geri plana itme, konusmama da bir cozumdur. Bunu karsilikli bir istismar araci yapmamak gerekir. Bakin o partilerden biri bir arastirma yaptirmis ve secmenlerinin kendilerinden bekledigi ilk 12 cozum ekonomi konularinda olmus. Yani ilk 12 beklenti icinde turban olayi yok. Bu cok guzel bir gelisme. Erdogan ilelebet yasaklanmamali ozkok: Tayyip Erdoganin yasagini nasil degerlendiriyorsunuz? Ben bir kisinin siyasi suc isledi diye, ebediyyen siyasi hak mahrumiyeti icine sokulmasini icime sindiremiyorum. Sagdan ya da soldan olmasi fark etmez. Herkesin kendisini yeniden tanimlama hakkina saygi gosterilmelidir. Belli bir deneme ve asamalardan sonra terore bulasmamis, kan akitmamis, yolsuzluk yapmamis, irza gecmemis kimselere siyaset hakki verilmelidir. Gecmiste TKPli olmus kimseler icinde gecerli bu. ornegin gecmiste TKPli oldugu icin 76. madde kapsamindaki yasaklamaya giren bir ceza almis bir kisi de affedilse bile aday olamayacak. Ama simdi yasalar degisti ve TKPnin kendisi bu secimlere girebilecek. Burada bir celiski yok mu? TKPnin secime girmesi guzel birsey. Yani eski TKPli bir kisi secime giremeyecek ama TKPnin kendisi secime girecek. Boyle sey olur mu? Oya unlu ile iyi anlastik ozkok: Oya unlu simdi sizin danismaniniz mi? Hayir degil ama birlikte calisiyoruz. Avusturyada cok verimli calistik. Kendisini cok basarili buldum. Onun sayesinde bir suru randevu ve program gerceklestirdik. cok basarili bir arkadasimiz. Ergin: inanmis bir CHPli mi? Evet, inanmis bir CHPli. Zaten CHPli bir aileden geliyor. Mallarimizi ve paramizi kayyuma devredecegiz ozkok: Hukumete gelirseniz ne gibi yeni uygulamalar getireceksiniz? simdi biz basbakan ve bakanlarin mallarini kayyuma devretmesini ongoruyoruz. Bunun icin bir yasa cikaracagiz. Milletvekilleri degil de basbakan ve bakanlar tum mallarini, menkul gelirlerini, akcali yatirimlarini kayyuma devredecek ve bunlari kayyum yonetecek. ornegin, Basbakan veya bakanin satilacak ya da kiralanacak bir evi varsa satma kararini sahibi olan basbakan veya bakan verecek, ama satis islemini gorevli kayyum gerceklestirecek. Kiralik bir konut ya da isyeri varsa bunlari kayyum yapacak. Gelirleri kayyuma gidecek ve o yonetecek. Yani basbakan ya da bakanlarin hicbirisi, kendi paralariyla veya mulk alip satmakla ugrasamayacak. ( Kayyum nedir ? ARAPcA Kayyimden geliyor. Bir hukuk terimi olarak, ‘Belli bir malin yonetilmesi veya belli bir isin yapilmasi icin gorevlendirilen kimse’ olarak kullaniliyor.) irakta sicak catisma cikarlarimiza degil Ergin: 4 Kasim sabahi iktidara geldiginizi varsayalim. Basbakan oldunuz ve ABD Baskani Bush hemen sizi arayip ‘irak’a giriyoruz, usleri acin dedi. Ne yaparsiniz? Dis politikada varsayimlar uzerine konusmayi dogru bulmam. Ancak irakta bir catisma cikmamasi bizim birinci tercihimizdir. irakta sicak catisma cikmamasi Turkiyenin cikarinadir. Hukumetin de ozen gosterdigi bu durum umarim mumkun olur. Ama bir askeri mudahale olursa, Turkiyenin ulusal cikarlari, bolgedeki istikrar ve muttefiklerimizle iliskilerimizi degerlendirerek davraniriz. iRAKTA HER sEYi BiZ YoNLENDiREMEYiZ Eksi: Almanya ‘BM karari olmadan yapilacak mudahalede yer almayiz’ dedi. Bu acidan Turkiyenin de uluslararasi hukuka uygunluk aramasi gerekmez mi? Kuskusuz uluslararasi hukuk cok onemli. Ama malesef uluslararasi iliskiler her zaman uluslararasi hukuk icinde kalamiyor. iliskileri yonlendiren baska unsurlar da oluyor. Bizim konumumuzdaki ulkeler tek baslarina bazi olaylari yonlendirme imkanina sahip degil. Kendi tercih ve bekleyislerimizin disinda gelisen durumlar icin de hazirlikli olmaliyiz. MASA BAsiNDA HARiTA ciZiLEMEZ ozkok: Turkiyenin milli guvenlik belgelerindeki Kuzey irak politikasina gore, burada Kurt devleti savas nedeni. Ayrica Fener Rum Patrikhanesinin ekumenik ozelligi yok. Bu konulara nasil bakiyorsunuz? Milli guvenlik belgeleri uzerinde bizim Meclis disi bir muhalefet partisi olarak gorus aciklamamiz dogru olmaz. Bu devletin ilgili birimleriyle konusarak yapilacak islerdir. Bildigim kadariyla Kuzey irakla ilgili olan belge, sinirlarin korunmasiyla ilgilidir. Baska ulkelerin kaderleriyle ilgili kolayca mutalaa vermek, masa basinda haritalar olusturmak donemi artik geride kaldi, bu cagin anlayisi olamaz. cevremizdeki ulkelerin parcalanmasina goz yummamizin, ulusal yararlarimizla bagdasacagini sanmiyorum ben. ATATuRKuN BARis iLKESiNDEN YANAYiZ Eksi: Musul, Ataturkun hazirladigi Misak i Milli sinirlari icindeydi. simdi de oyle mi size gore? Ataturkun ‘Yurtta baris, dunyada baris’ anlayisi ile tam bir uyum icindeyiz CHP olarak biz. Bu politika, yayilmaci degildir. Rumlarin uyeligi felaket olur ozkok: Guney Kibris Rum Kesimi, tum Kibrisi temsilen ABye alinirsa Turkiyede KKTC ile entegrasyona gidecegini acikladi. Siz de buna katiliyor musunuz? Bizce de Turkiye AB iliskileri ile Kibris ayri ayri konulardir. Denktas Kleridesin Kibrista barisci bir cozume kavusulmasi icin yaptigi muzakerelerde iyi bir noktaya gelinmistir. Biz iyimseriz, bu cercevede cozum bulunabilecegine inaniyoruz. ABnin ‘Kibris’ta anlasma olmazsa biz Rumlari Kibris olarak ABye aliriz demesi yapici bir yaklasim degildir. Bu baris surecini olumsuz etkileyecek bir politikadir. Turkiyenin AB uyelik muzakerelerini baslatma konusunda hakli bir bekleyisi var. ABnin takvim vermemesi buyuk haksizlik olur. simdi bir yandan Turkiyeye muzakere takvimi vermeyeceksin, bir yandan Rumlari uye alacaksin… Bu arada irakta cikacak catismada da ‘Turkiye, Bati ile bir olsun’ diyeceksin. Bu birbiriyle uyumu olmayan bir tablodur. Bu tablo katastrof (felaket) olur. Kadin adaylara daha adil olmaliyiz Ergin: Neden kadin adaylara az yer verdiniz? Biz CHP olarak en cok kadin aday gosteren partiyiz, ama yeterli degil tabii. Ergin: Ama gosterdiginiz adaylarin cogu ya kritik ya da secilmesi imkansiz siralarda… O tabii sahsi bir sey degil, o listelerin gerekleri var. Kadinlara daha adil davranmamiz gerektigini goruyorum. O konuda en iyi sonucu aldigimizi soyleyemeyiz. cok daha fazlasini yapmamiz gerek. Dogmamis cocuga don bicilmez ozkok: Basbakan olursaniz Ecevit gibi siz de kendi evinizde mi oturursunuz yoksa Basbakanlik Konutuna mi tasinirsiniz? Olcay Hanim ve siz bu konuya nasil bakiyorsunuz? Suleyman Beyin boyle durumlar icin guzel bir lafi vardir. Dogmamis cocuga don bicilmez diye. Hele o gunler bir gelsin o zaman bakariz. 4 Kasim Meclisi Mecliste en az yuzde 50nin uzerinde temsil gerekir. 3 Kasim seciminde oylarin yuzde 50sinden fazlasi Meclise giremezse mesruiyet sorunu cikar. O nedenle bu siniri gecmeliyiz.

Sahte isimle kan tahlili

25 Eylul 2002
Sahte isimle kan tahlili
sehriban OgHAN Hasan TuFEKci/ANKARA

Dunyada ilk kez bir basbakan, kendi ulkesinde tahliller yaptirirken “hafiyelik” yontemleri kullanildi. Ecevite ozel bir saglik kurulusunda baska bir adla “gizli” tahliller yapildi.
Dunyada ve Turkiyede ilk kez bir basbakan, kendi ulkesinde kan tahlili yaptirirken ‘‘hafiyelik’’ yontemleri kullandi. Basbakan Bulent Ecevite gecen hafta ozel bir saglik laboratuvarinda baska bir adla ‘‘gizli’’ kan tahlili yapildi. Ecevit, Baskent Hastanesi ile ilisigini kestigi temmuz ayindan sonra ilk kez gecen hafta kapsamli bir kontrolden gecti. Ecevitin yeni ‘saglik danismani’ Dr. Mucahit Pehlivan, gecen hafta evde aldigi kan orneklerini tetkik ettirdi. ozel bir saglik laboratuvarinda baska bir adla yapilan tahlillerde, kan ornekleri temiz cikti. Sonuclar Ecevitin ure, seker, kolestrol, karaciger degerlerinin normal sinirlar icinde oldugunu ortaya koydu.Basbakanin omurundaki kirikla bacagindaki odem de tamamen iyilesti. Rahatsizlandigi mayis ayindan bu yana yogun bir ilac tedavisi uygulanan Basbakan, artik yalnizca iki ilac kullaniyor. Kortizonu da kestigi ogrenilen Ecevit, beslenmesine de doktorunun tavsiyesiyle ozen gosteriyor. Ecevit, agir protein iceren besinler yerine karbonhidratli yiyecekleri yegliyor ve gunde bir bucuk litre de su iciyor. Ecevit, yaklasik 4 aydir kullandigi celik korseyi ve varis corabini da cikardi. Basbakan, rahatsizligi boyunca kullandigi komple donanimli Ford marka Transit makam minibusunu de birakti. Ecevit, doktorunun tavsiyesiyle eskisi gibi Hyundai marka Limuzin otomobilini kullanmaya basladi. Basbakanliktaki mesaisini de normal saatlere dusuren Basbakan Ecevit, haftada bir kez meydanlara cikarak halka hitap ediyor. Basbakanin miting sayisini onumuzdeki gunlerde haftada ikiye cikarmak istedigi de belirtiliyor. Ecevit ‘sifir’ kilometre BAsBAKAN Ecevitin saglik danismani Dr. Pehlivan, ‘‘Tahlil sonuclari cok normal. Basbakan su anda sifir kilometrede’’ dedi.

Uyanin, Kibris’i kaybediyoruz (1)

25 Eylul 2002
Uyanin, Kibris’i kaybediyoruz (1)
Mehmet Ali BiRAND

Belki bikacak, belki kizacaksiniz ancak, hafta boyunca hep ayni konuya dikkatinizi cekecegim. Kibris gidiyor. Belki Kuzey’i elimizden alamayacaklar, ancak o toprak giderek ustundeki insanlariyla birlikte erezyona ugrayacak
Kibris’ta bu yil bir cozum bulunacagini ve iki liderin gercekleri gorup tarihe gececek bir anlasmaya varacaklarini sanmis, cok umitlenmistim. Yanilmisim. 10 aydir gorusuyorlar. su anda ulastiklari nokta, basta yola ciktiklari goruslerinden daha farkli, daha ileri, ancak cozumden cok uzaktalar. Kimin hakli kimin haksiz olduguna karar vermek imkansiz. Her iki toplumda, kendi perspektifleri, gormek istedikleri cozum acisindan haklilar. Ayrintilara girersek, birlikte kayboluruz. Genel hatlari ve gerekceleriyle taraflarin tutumlarini soyle ozetleyebilirim: TuRK TARAFi: KKTC 1974 oncesi olaylarin tekrarlanmasi az bir ihtimal olsa dahi, yine de asiri temkinli davraniyor. Rumlara hic inanmiyor ve guvenmiyor. Turk toplumunun da zaman icinde eriyip yok olmasindan korkuyor. Butun bu gerekcelerle hareket edip, KKTC’nin egemenliginde israrli ve Rumlarla tam esitlik ilkesini surduruyor. Bugunku Kibris Cumhuriyeti’nin lagvedilmesini, herseyi ile yeni bir Kibris’in kurulmasini (yeni anayasa, yeni bayrak vs…) istiyor. Bu yeni Kibris’in zayif bir merkezi hukumeti olacak ve en basit karar dahi esit temsil ve esit oy ile alinacak. Merkezi hukumetin kisitli yetkilerinin disinda kalan yetkililer, ic egemenlige sahip Turk ve Rum bolgeleri tarafindan kullanilacak. Her iki taraf kendi kendilerini yonetecek. Yani adi konmamis bir Konfederasyon. RUM TARAFi: Rum tarafi ise, Kibris Cumhuriyet’ini lagvetmek istemiyor. Temelde bugunku catinin bazi degisikliklerle surmesinden yana bir tutum icinde. Merkezi hukumetin yetkilerinin, Turk gorusunun aksine daha kapsamli olmasi, buna karsilik her iki toplumun icerde tam egemenlige kavusmasi onguruluyor. Rum yaklasimi, Turk toplumuna “esitlik” vermiyor. Kendi kendilerini yonetmelerini kabul ediyor, ancak Kibris Cumhuriyet’inin nufusa gore yonetilmesinde, tek vatandaslik, tek egemenlik konularinda da israrli. Rumlarin tek hedefi var. O da, cozum isteyen taraf goruntusunu kaybetmeden, AB’ye kapagi atmak. Bunu gerceklestirebildikleri taktirde, avantajli duruma gececeklerini biliyorlar. HER iKi TARAFTA KAYBEDECEK Aslinda Dektas’ta, Klerides’te eski tutumlarindan epey odun verdiler. Yaklasimlarini degistirdiler, ancak hala birbirlerinden son derece uzaklar. isin daha kotu durumu, Uluslararasi kamuoyu da simdilik seyrediyor. Tehlike de iste buradan kaynaklaniyor. Anlasmazlik surer ve Kibris’in Guneyi AB’ye katilirsa, Turkiye cok zarar gorecek. Ancak Rumlar da, rahat etmeyecekler. Birakin secimleri, Kibris’ta calan alarm canlarina kulak verin. BAHcELi KAgiTTAN OKUMAMALi… Devlet Bahceli’yi Pazartesi aksami Murat celik’in Star TV’deki “Yuzlesme” adi programinda izledim. simdiye kadar konusmalarini genelde son derece ciddi bir ifade ile yazili metinlerden okumasina alistigimiz MHP liderinin sorulari irticalen yanitlamasi ilgincti. Bambaska bir Bahceli gordum. Rahatti, yine ciddi idi ancak topluma daha yakindi. Dedikodu yapar duruma dusmeden, koalisyonun cokusu ve secime gidilmesinden Mesut Yilmaz ile Kemal Dervis’in sorumlu oldugunu anlatti. Genelde inandirici bir izlenim yaratti. MHP lideri 99 secimini kazandiktan sonra 32.GuN’e cikmisti. O gunden bugune kamera karsisinda cok degismis. Kendine guveni artmis. Sorulari, sloganlarin disina cikip yanitladi. Bu tip soylesileri ne kadar cok yaparsa, topluma daha cok yakinlasacagi apacik ortaya cikti. Bu arada, Murat celik’in de, cok yonlu iyi bir soylesi yaptigini soylemek gerekir. Bence bir soruyu ya sormakta sakinca gordu veya zaman bulamadi. O da, Genc Parti’nin MHP’yi rahatsiz edip etmedigi idi. Dogrusu, Bahceli’nin ne yanit verecegini merak ederdim.

Yoko Onodan reklam amacli tazminat davasi

25 Eylul 2002
Yoko Onodan reklam  amacli tazminat davasi
NEW YORK/a.a.

1980de oldurulen John Lennonin dul esi Yoko Ono, Lennonin bazi fotograflarinin haklarinin kendisine verilmesi icin dava acti.
Ono, Manhattanda onceki gun baslayan mahkemede, 20 yil once kovdugu Lennonin yardimcisi Frederic Seamandan 75 bin dolar istiyor. Yoko Ono, 1982de Seamani, Lennonin kiyafetlerini giyerken yakalamis ve kovmustu. 1983te de Seaman, Lennonin gunlugunu calmaktan suclu bulunmus ve bes yil goz hapsinde tutulmustu. onceki gunku durusmada Seamanin avukati, muvekkilinin, Lennonin fotograflarini kendi fotograf makinasiyla cektigini, bu nedenle fotograflarin tek sahibinin Seaman oldugunu soyleyerek, davanin reklam amacli acildigini ve muzik sanayinin gercek yuzunu gozler onune serdigini savundu. Muvekkilinin 20 yil once cezasini cektigini soyleyen avukat, yeniden dava acilmasinin anlamsiz oldugunu belirtti. Mahkemede kisa bir ifade veren 69 yasindaki Ono, son bir yilini New York, Los Angeles ve Londradaki unlu kulup ve barlarda gecirdi. Yoko Onoya ozellikle New Yorkun unlu gay kulubu Roxyde rastlamak mumkun. 1968 yilinda mustehcen sozlerinden oturu sansurlenen donemin tartismali klasigi ‘‘Open Your Box’’ ile ‘‘Kiss, Kiss, Kiss’’ sarkilarinin ‘‘remixini’’ kisa bir sure once yapan Ono, CDsinin basarisini bekliyor. Roxy dans kulubunde cumartesi geceleri duzenlenen cilgin partilerin mudavimi olan Ono, gec saatlerde sahneye cikip sov yaparak gorenleri saskina ceviriyor.

cirilciplak bir adam yatagima suzuluyordu

25 Eylul 2002
cirilciplak bir adam yatagima suzuluyordu
ilhan SoYLER

Sarhos bir turist, gectigimiz sezon Galatasarayin Futbol sube Sorumlulugunu ustlenen Abdurrahim Albayrakin odasina girmeye kalkti. onceki gece Ankara Sheraton Otelinde yasanan tuhaf olay sirasinda cigliklarla uyanan musteriler koridorlara firladi. ciplak turist, bir battaniyeye sarilarak odasina goturuldu.
Gectigimiz sezon Galatasaray futbol takiminin Futbol sube Sorumlugu gorevini yuruten Abdurrahim Albayrakin basina, onceki gece Ankarada kaldigi Sheraton otelinde ilginc bir olay geldi. ingilizce konustugu belirtilen ciplak bir turist, geceleyin Albayrakin odasina girmeye kalkti. Panige kapilan Albayrakin cigliklari uzerine otel musterileri koridorlara firladi. Daha sonra bir battaniyeye sarilan ve sarhos oldugu ifade edilen turist odasina goturuldu. Edinilenr bilgiye gore, Basbakan Yardimcisi Mesut Yilmaz ile gec saatlere kadar suren bir gorusme yapan Abdurrahim Albayrak, ilerleyen saatlerde odasina cikip uyukuya daldi. Uykusunun bir yerinde duydugu gurultuyle yataktan firlayan Abdurrahim Albayrak, karsisinda iri yari ve cirilciplak bir adam gorunce ne yapacagini sasirdi. ilk saskinlik anindan sonra ciglik atmaya baslayan Albayrak, hadisenin devamini soyle anlatti: ‘‘once ruya goruyorum sandim. Bir adam karsimda. Adamin boyu iki metreden uzun. Bir de kalipli. uzerinde hic bir sey yoktu. Lodosa tutulmus vapur gibi sallaniyordu. Ben neye ugradigimi sasirdim. Basladim bagirmaya. Yan odada yatan korumam elinde silah ile odama kostu. Adami gorunce o da sasirdi. Adami koridora cikardik. Ayakta duramiyordu. Ne icmisse icmis. ingilizce konusuyordu. Bizim bagirisimizla tum otel ayaga kalkti. Kadinlar adami ciplak gorunce cigliklar atarak odalarina kactilar. Biz de uzerine benim yataktan aldigimiz battaniyeyi sardik. Sonra da adami yurutmeye basladik. Benim odamin uc oda ilerisine dogru gitmeye basladi. Adamin anahtarini asagidan alarak odasinin kapisini acip iceri soktuk.’’ Albayrak, uzun sure adamin kilitli olan odadan iceri nasil girdigini cozemedigini ama daha sonra yaptigi hatayi farkettigini de soyledi. Buna gore, ‘‘Kapinin icerisindeki mandali uzerine koyacagina, arasina sikistirmis ve bu nedenle tabii ki kapi da kapanmamisti. Bunun uzerine de adam kendi odasi sanip pat diye onun odasina pike yapmis’’ti.

Kis erkegine pastel renkler cesur modeller

25 Eylul 2002
Kis erkegine pastel renkler cesur modeller

Tweenin 2002 2003 sonbahar kis sezonunun ana temasi, Modern Kahramanin Yeni Silueti olarak belirlendi. Tween erkegi 2002 2003 kisinda her zamanki gibi cesur ve siradisi bir koleksiyonla karsilasacak.
Pastel ve dogal renkler, rustik kadifeler ve dikisler, melanjli trikolar, mikro cecekli gomlekler, diagonal cizgiler, tilki kurkunden yakalar, dar triko yelekler, gevsek dokunmus yunluler, transfer baskili trikolar, cift tonlu ottoman jakarlar, sofistike tuylu basliklar, eskitilmis deriler, suet ceketler ve uzun paltolar koleksiyonun onemli unsurlari. Kurk, en temel materyal olarak kendini belli ediyor. Aksesuarlar da bu siradisi koleksiyonu destekliyor. Takilar, buyuk tokali deri kemerler, cantalar, sapkalar, eldiven ve tozluklar bu sezon Tween erkeginin vazgecilmezleri olacaktir.

Sevenleri Zeki Muren’i unutmadi

25 Eylul 2002
Sevenleri Zeki Muren’i unutmadi

Turk Muziginin efsanevi sesi Sanat Gunesi Zeki Muren, olumunun 6nci yildonumunde anildi. Zeki Murenin muze haline getirilen Bodrumdaki evinde, mevlit okundu, ardindan bir konser verildi.
24 Eylul 1996da izmir TRT studyolarinda yasamini yitiren Zeki Muren icin Kultur Bakanligi, Bodrum Belediyesi, Mehmetcik Vakfi, Turk Egitim Vakfi ve Bodrum Sanat Vakfinin duzenledigi torene, sanatcinin dostlarindan kimsenin katilmamasi uzuntu yaratti. Torene Kaymakam C. Guven Tasbasi, Turk Egitim Vakfi Genel Mudur Yardimcisi Gusel Bilal, Mehmetcik Vakfi izmir Bolge Mudur Yardimcisi emekli albay Huseyin Gokcen ve bine yakin vatandas katildi. Sanatcinin yuruyerek girip sedyeyle cenazesinin ciktigi TRT izmir Televizyonunun merdivenlerine de guller serpildi. Mehmetcik Vakfi Genel Muduru emekli Tumgeneral Atilla ozkan, malvarligini Turk Egitim Vakfi ile kendilerine birakan sanatciyi olumunun 6. yildonumunde andiklarini belirterek, Bursada yaptirilan Zeki Muren Anadolu Guzel Sanatlar Lisesini egitime en kisa surede acacaklarini bildirdi.

Yoko Onodan reklam amacli tazminat davasi

25 Eylul 2002
Yoko Onodan reklam  amacli tazminat davasi
NEW YORK/a.a.

Beatlesin 1980de oldurulen uyesi John Lennonin dul esi Yoko Ono, Lennonin bazi fotograflarinin haklarinin kendisine verilmesi icin New Yorkta dava acti. Ono, Manhattanda onceki gun baslayan mahkemede, 20 yil once kovdugu Lennonin yardimcisi Frederic Seamandan 75 bin dolar istiyor.
Yoko Ono, 1982de Seamani, Lennonin kiyafetlerini giyerken yakalamis ve kovmustu. 1983te de Seaman, Lennonin gunlugunu calmaktan suclu bulunmus ve bes yil goz hapsinde tutulmustu. onceki gunku durusmada Seamanin avukati, muvekkilinin, Lennonin fotograflarini kendi fotograf makinasiyla cektigini, bu nedenle fotograflarin tek sahibinin Seaman oldugunu soyleyerek, davanin reklam amacli acildigini ve muzik sanayinin gercek yuzunu gozler onune serdigini savundu. Muvekkilinin 20 yil once cezasini cektigini soyleyen avukat, yeniden dava acilmasinin anlamsiz oldugunu belirtti. Mahkemede kisa bir ifade veren 69 yasindaki Ono, son bir yilini New York, Los Angeles ve Londradaki unlu kulup ve barlarda gecirdi. Yoko Onoya ozellikle New Yorkun unlu gay kulubu Roxyde rastlamak mumkun. 1968 yilinda mustehcen sozlerinden oturu sansurlenen donemin tartismali klasigi ‘‘Open Your Box’’ ile ‘‘Kiss, Kiss, Kiss’’ sarkilarinin ‘‘remixini’’ kisa bir sure once yapan Ono, CDsinin basarisini bekliyor. Roxy dans kulubunde cumartesi geceleri duzenlenen cilgin partilerin mudavimi olan Ono, gec saatlerde sahneye cikip sov yaparak gorenleri saskina ceviriyor.

Kid, Pamelayi cileden cikardi

25 Eylul 2002
Kid, Pamelayi cileden cikardi
Yasar Anter (DHA)

Bodruma tatile gelen unlu yildiz Pamela Andersonun hircin sevgilisi Kid Rock, Gokova keyfini kabusa cevirdi. Anderson, mavi yolculugu yarim birakip, unlu plakci Ahmet Ertegunun evine dondu.
Pamela Anderson ve Kid Rock, dun butun gunu evde gecirdikten sonra aksam saatlerinde Ahmet Ertegun ve esi Mikayla birlikte Golturkbuku Beldesindeki Divan Palmira Otele geldi. Bodrumdaki ilk gun kendilerini izleyen gazetecilere kufurler yagdiran Kid Rocku bu nedenle haslayan Pamela, dun de sevgilisini 15 metre geride birakip hizla ve sinirli bir sekilde otele girdi.